Mentor Bulmak, Mentorluk İstemek ve İlişkiyi Yürütmek
Mentorluk resmî bir program olmak zorunda değil; çoğu zaman iyi kurulmuş bir ilişkidir. Bu yazıda mentor arama…
Ders izlerken her şey anlaşılır görünür, bir hafta sonra ise cümleler yarıda kalır. Bu yazıda çalışma saatlerinizi yeniden dizen üç basit yöntemi adım adım anlatıyorum.
Ders videosunu izlerken her şey yerli yerinde görünür. Anlatan kişi konuyu düzgün kurgulamıştır, örnekler birbirini takip eder, siz de başınızı sallayarak ilerlersiniz. Bir hafta sonra aynı konuyu bir arkadaşınıza anlatmaya kalktığınızda ise cümleler yarıda kalır. Bu, zekâyla ilgili bir sorun değildir. Çalışma biçiminin, beynin bilgiyi saklama biçimiyle uyuşmamasıyla ilgilidir.
Not almak, satırların altını çizmek ve aynı bölümü tekrar tekrar okumak hoş bir tanıdıklık hissi verir. Ama tanıdıklık bilmek değildir. Metni gördüğünüzde tanımanız, metin ortada yokken onu üretebileceğiniz anlamına gelmez. İşte aşağıdaki üç teknik tam da bu boşluğu kapatmak için var: aralıklı tekrar, geri çağırma ve karışık çalışma. Hiçbiri özel bir uygulama ya da pahalı bir araç gerektirmez; sadece mevcut çalışma saatlerinizi farklı dizmenizi ister.
Yeni bir konuyu öğrendikten sonra onu hatırlama gücünüz zamanla azalır. Aralıklı tekrarın mantığı bu azalmayı kabul etmekle başlar: konuya, tam unutmaya başladığınız noktada dönersiniz. Hatırlamak biraz çaba istediğinde yapılan tekrar, henüz tazeyken yapılan tekrardan çok daha kalıcı bir iz bırakır. Çünkü kolay hatırlanan şeyi tekrar etmek beyne yeni bir iş vermez.
Pratikte şöyle işler: bugün öğrendiğiniz konuyu yarın kısaca gözden geçirin, sonra üç gün sonra, sonra bir hafta sonra, sonra iki hafta sonra. Aralar kabaca uzasın; dakika hesabı yapmanıza gerek yok. Önemli olan tekrarların zamana dağıtılmış olması, sınavdan ya da mülakattan önceki geceye yığılmamasıdır. Bir gecede sıkıştırılan çalışma kısa vadede işe yarar gibi görünür, ancak birkaç hafta sonra geriye pek bir şey kalmaz.
Geri çağırma, kaynağa bakmadan bildiğinizi üretmektir. Boş bir sayfaya konuyu anlatmak, kendi kendinize soru sorup cevaplamak, bir kavramı sesli biçimde tarif etmek bu gruba girer. Zor gelir, çünkü zorlanmanın kendisi öğrenmenin bir parçasıdır. Rahat hissettiren yöntemler genellikle en az iz bırakanlardır.
Bir konuyu boş sayfaya anlatabiliyorsanız öğrenmişsinizdir. Notunuzu okuyup “evet, bunu biliyordum” diyorsanız henüz öğrenmemişsinizdir; sadece tanımışsınızdır.
Bir dersi bitirdikten sonra uygulayabileceğiniz kısa bir döngü şöyle kurulabilir:
Bu dördüncü adım çoğu kişinin atladığı adımdır. Eksiklerinizi tespit etmek tek başına yeterli değildir; o eksiklerin tekrar karşınıza çıkacağı bir sıraya girmesi gerekir. Aksi hâlde aynı boşluğu her ay yeniden keşfedersiniz.
Çoğumuz bir konuyu bitirip diğerine geçmeyi tercih ederiz. Blok hâlinde çalışmak düzenli hissettirir ve ilerleme duygusu verir. Ne var ki blok çalışmada beyin, hangi yöntemi seçeceğine karar vermek zorunda kalmaz; çünkü sayfadaki bütün sorular zaten aynı yöntemle çözülür. Gerçek hayatta ise size hangi yöntemi kullanacağınız söylenmez.
Karışık çalışma, birbirine yakın konuları aynı oturumda harmanlamaktır. Bir programlama kursunda döngüleri, koşulları ve fonksiyonları ayrı ayrı bloklar hâlinde değil, iç içe geçmiş küçük alıştırmalarla çalışmak gibi. İlk başta performansınız düşer, daha çok hata yaparsınız. Bu düşüş sizi yanıltmasın; ayırt etme becerisi tam olarak bu hatalarla gelişir.
Haftalık planınızı konu başlığına göre değil, oturum türüne göre bölün. Örneğin bir oturumu yalnızca yeni içerik izlemeye ayırın, bir oturumu farklı haftalardan gelen alıştırmaları karıştırarak çözmeye, bir oturumu da geri çağırma denemelerine. Böylece aynı konuyu farklı bağlamlarda birden çok kez görürsünüz.
Teknikleri ayrı ayrı düşünmek gerekmez. Haftada beş gün, günde kırk beş dakika çalışan biri şöyle bir düzen kurabilir: iki gün yeni içerik ve hemen ardından on dakikalık geri çağırma; iki gün önceki haftalardan karışık alıştırma; bir gün ise yalnızca birikmiş tekrar listesi. Toplam süre değişmez, dağılım değişir.
Birinci tuzak, notu güzelleştirmeyi çalışmak sanmaktır. Renkli kalemlerle düzenlenmiş bir defter tatmin edicidir, ama defteri düzenlerken hatırlama denemesi yapmıyorsanız o süre büyük ölçüde harcanmıştır. İkinci tuzak, aynı kaynağı tekrar tekrar okumaktır; ikinci okuma neredeyse hiçbir şey eklemez. Üçüncü tuzak ise çalışmayı tek bir uzun oturuma sıkıştırmaktır; aynı toplam süre üç güne bölündüğünde çok daha fazlasını verir.
Bu üç tuzağın ortak noktası, kolay hissettirmeleridir. Öğrenmede rahatlık genellikle kötü bir işarettir. Zorlandığınızı hissettiğiniz oturumlardan sonra kendinizi verimsiz saymayın; büyük ihtimalle en verimli çalışmayı o gün yaptınız.
Yöntemi değiştirdiğinizde ilk iki hafta boyunca kendinizi daha yavaş ilerliyor gibi hissedebilirsiniz. Bu his normaldir, çünkü artık kolay olanı değil işe yarayanı yapıyorsunuz. Ölçüyü de buna göre kurun: kaç saat çalıştığınıza değil, kaynağa bakmadan neyi anlatabildiğinize bakın. Öğrenme yöntemleri üzerine daha uzun bir çalışma isterseniz platformdaki Öğrenmeyi Öğrenmek kursu bu üç tekniği alıştırmalarla ele alıyor.
İletişim ve Üretkenlik Eğitmeni
Ceren Aydınlı on yıldır kurum içi eğitim veriyor ve ağırlıklı olarak iletişim, planlama ve sunum konularında çalışıyor. Kalıp motivasyon cümleleri yerine denenebilir yöntemler anlatmayı tercih ediyor.…
Mentorluk resmî bir program olmak zorunda değil; çoğu zaman iyi kurulmuş bir ilişkidir. Bu yazıda mentor arama…
Motivasyon gelip geçer, alışkanlık kalır. Bu yazıda haftada birkaç saatle sürdürülebilir bir öğrenme düzeninin…